Aylık arşivler: Ocak 2015
Yarıyıl tatilinin son gününde sinema keyfi : 6 süper kahraman
Sabah sordum cancan’a yarıyıl tatilinin son gününde ne yapmak istersin diye. Birkaç zamandır gitmek istediği 6 süper kahraman filmini seçti. Hem de yüzünde o kocaman gülümsemesi ve çığlıklar eşliğinde 🙂
Koca mısır kovasını yerken soluksuz izledi filmi. Bir de 3d filmleri çok sevdiğini söyledi. Eskiden takmak istemediği, “ama takmazsan gözün bozulur” deyip zorla taktırdığımız gözlüğü daha film başlamadan taktı.
Film güzeldi. Bu aralar süper güçler konusu ana gündem maddesi olduğundan pek sevdi.
Bir de ben filmin başında konunun can alıcı yerinde uyumasaydım iyiydi 🙂 Neyse ki cancan anlattı sonra da filmi anlayabildim. 🙂
minik balık
Sınırsız bir hayal gücüne sahip minicik bir balığın öyküsü. Hayalinde kurduğu hikayeleri sanki gerçekten yaşıyor, öyle inanıyor. Bu maceraları başkalarıyla paylaşmak da onu çok mutlu ediyor. Çoğu zaman kimse inanmıyor hikayelerine.
“Geç kaldığım için özür dilerim, öğretmenim. Bugün yola çok erken çıkmıştım. Tam okula gelirken bir mürekkep balığı beni uzun kollarıyla yakaladı. Bir kaplumbağa beni kurtarana kadar; kıvrım kıvrım kıvrandım, bata çıka salladım.
Arkadaşlarından biri, “Hadi canım sende, inanmıyorum” dedi Minik Balık da, “Ama gerçekten kurtardı.”
Ama biri inanıyor. Küçük pıtırdülgerbalığı hem ona inanıyor, hem de tüm bu hikayeleri seviyor. O da başkalarıyla paylaşıyor minik balığın serüvenlerini.
Veee bir gün… Tek bir kişinin bile inanması, yolunu kaybeden minik balığın evini bulmasına yardım ediyor.
Hayal gücüne inan, kendi hikayelerinden hiç bir zaman vazgeçme diyen bir öykü…
Sen de vazgeçme miniğim. Hiç ama hiç vazgeçme…
NOT: Bu arada kitabın fotoğrafını çekerken, kendisi de eliyle gösterecekmiş kitabı, öyle istedi cancan. Bu küçük parmaklar da ondan karedeler. 🙂
İlk anneler günü hediyem – 2013
Anneler Günü…
Can kuzumun bana “canım anneeemm” dediği her gün, benim için müthiş bir hediye..
Ama 10 Mayıs Cuma günü okuldan almaya gittiğim çınarikko beni “Anneler günün kutlu olsun annecim” diye karşılayıp okulda yaptığı hediyeleri verdiğinde, hissettiklerimi tarif edebilir miyim bilmiyorum. (Bu arada arkasında da öğretmeni, ne diyeceğini ve ne yapacağını söylüyordu.. 🙂 Çok sevimliydi bir kareydi.)
Küçüğüm bana ilk defa kendi yaptığı bir şeyi hediye etti. Hangisi daha mutluluk ve heyecan vericiydi, şimdi bile bilmiyorum: kocaman olması ve okula gitmesi, benim bilmediğim bir dünyanın içinde olması mı, yoksa kendi kendine benim için bir şeyler yapması mı? Galiba hepsi bir arada..
Canım kuzum,
Çok teşekkür ederim.
Hayatıma anlam kattığın, beni büyüttüğün, bana her gün yeni şeyler öğrettiğin, kendimi sorgulamama yardım ettiğin, bana tarifsiz duygular yaşattığın için…
Her zaman doğru şeyler yapmıyorum biliyorum. Hatta bazen “bak bunu yapmamalıyım işte!” dediğim halde tekrar tekrar yapıyorum, farkındayım. Her kararım doğru olmuyor, ya da her tepkim sağlıklı. Bazen seni üzebiliyorum bile, hayatta istediğim en son bu olmasına rağmen… Hatta bazen “şu anda ne yapmalıyım?” diye paniklediğim, kendimi yetersiz hissettiğim de oluyor.
Ama dedim ya, ben de büyüyorum annecim. Ben de öğreniyorum. Çabalıyorum, sen hep mutlu ve huzurlu ol, ben de sana hep doğru yollar gösterebileyim diye çabalıyorum. Her günümüz bir öncekinden iyi geçsin diye…
Ve seni çoooook ama çoooook seviyorum…





