Babadan uzak olmak

wpid-20150201_141118.jpg

Tam dört hafta oldu babamız başka bir şehre taşınalı.

Hayatımız için çok önemli bir karar aldık. Geldiğimin daha birinci ayında “Gel gidelim biz şehirden! Bu şehir bize sadece k getirir…” dediği İstanbul’u terk eyleme kararı aldık sevgilimle. Bunları söylediğimde sevgili bendeki gitma hallerinin hiç sonu gelmediğini bildiğinden olsa gerek “Dur bakalım” demişti. Ben ise tam 14 yıldır onun için de bu fikrin olgunlaşmasını bekledim.

Ama dile kolay 14 sene… Kök saldık bunca sene içinde bu şehre. Sevdiklerimiz çoğaldı, severek yaptıklarımız, vazgeçmekte zorlanacağımız alışkanlıklarımız arttı. Kök salmayı hiç sevmezdim eskiden. O yüzden de “köksüzüm ben” derdim. Severdim bu köksüzlük halini. Ama yaş ilerledikçe bir sürü şeye olduğu gibi bu hale bakışım da değişti sanırım. Alışkanlıklar daha bir nüfuz etmeye başladı ruhuma.

Ama bu şehrin karmaşası, içimize soktuğu ve asla kabullenmek istemediğimiz o canavar ruhun benliğimizi ele geçirmeye başlaması, birbirimize, hayata bakışımızı hunharca değiştirmesine karşı duyduğum huzursuzluk hali hep baki kaldı.

Eee tabi bir de cancan’ımız var artık. Hayattan beklentilerim de bambaşka bir hal aldı ondan sonra. Huzur arayışım perçinlendi. Hayat, içinde bulunduğumuz an benim için artık. Birbirimize nerede kenetlenebileceksek, orda yaşamak istiyorum. Ve orası biliyorum ki İstanbul değil pek çok sebepten ötürü.

Ankara’ya, sevgilimi tanıdığım, ona aşık olduğum, şimdi dönüp bakınca hayatımın en güzel yıllarını geçirdiğimi gördüğüm yere gidiyoruz. İki kişi olarak hayata devam etme kararı alarak ayrıldığımız şehre, üç kişi olarak geri dönüyoruz. Garip bir duygu bu.

Sevgili dört hafta önce gitti ve yeni işine başladı. Biz cancan ile okul kapandıktan sonra gideceğiz. Böylesine köklü bir hayat değişikliği yaşayacak olan cancan’ı bir de okulundan koparmayalım istedik. Nasılsa önümüzdeki yıl ana sınıfına başlayacak ve zaten okulunu değiştirecek. Bu süre zarfında şehre vedamızı da yaparız diye düşündüm bir de. Çok acı çektiğim ama bir sürü dost kazandığım, dahası canım’a kavuştuğum şehre veda…

Zor bir süreçten geçiyoruz. Cancan alışkın iş seyahatleri nedeniyle babadan ayrı kalmaya. Ama bu seyahatlerde hepimiz biliyorduk ki sadece 2 bilemedin 3 gün sürecek ayrılık. Bu çok farklıymış.

Cancan zorlanıyor, biliyorum, görüyorum. Özlüyor… Yokluğunu hissettirmemek için elimden geleni yapsam da, hissediyor. Dile getirmiyor ama hissediyor. Cancan böyle bir çocuk. İçinde yaşıyor çoğunlukla, ancak onu tanırsan görebileceğin ipuçları veriyor. Ben gibi…

Haftasonlarını iple çekiyoruz ailecek. Ama en çok da cancan ile sevgili çekiyor biliyorum. Biliyorum bu ayrılık en çok onlar için zor…

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

deniz giray hakkında

Ben deniz'im. Emre'nin sevgilisi, Çınar'ın annesiyim. Yay burcuyum. Bir mutlu, bir hüzünlüyüm. Bir umutlu, bir umutsuzum. Gitmeleri, yolculukta olmaları severim. Kendisi ve hayatla bir sürü sorunu ve bir sürü sorusu olanım. Cevapları bulmak için gayret edenim, bazense sadece resmi görmekle yetinenim. Öğrenmeyi severim. Hayatta pek çok hikaye, hikayelerde pek çok 'göz' olduğunu bilenim. Her gözün de bir görmediğini anlayanım. 'Huzur', 'sukunet' ve 'metanet'i arayanım. Ben deniz'im.

Şubat 19, 2015 tarihinde sayıklamalar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorum bırakın