Aylık arşivler: Ağustos 2015

Yeni hayat…

Yepyeni bir hayata başladık. Bir buçuk ay oldu bile Ankara’ya taşınalı. Ne kadar hızlı geçmiş zaman şimdi bakıyorum da. En ilginci üçümüz de öyle çabuk alıştık ki. Sanki koskoca bir hayatı arkada bırakmamışız gibi, sanki hep bu anı bekliyormuşuz gibi…

Tabi ki zor yanları var. Dostları bıraktık geride. İşte en zoru da bu zaten. Ama galiba evimize, yeni arkadaşlara alışmaya çalışmanın heyecanı içinde, belki biraz da yazın içimize saldığı mutluluk ile minimum yara ile atlattık, atlatıyoruz. Belki zamanla daha su yüzüne çıkacak sızısı. Belki de yaşayacağımız yeni deneyimler kolayca dinderecek, kim bilir…

IMG_0420Cancan çok mutlu. Onu öyle görmek beni de öyle mutlu ediyor ki… İstediği zaman dışarı çıkabilmek, babişko işten geldiğinde evin önünde top oynamak, akşamları çiçekleri sulamak onu çok iyi hissettiriyor, gözlerinden anlıyorum. Gözlerindeki pırıltıdan.

Bir de tabi yeni kankası Demir var 🙂 Hep içimden derdim ki “İnşallah onun yaşında, iyi anlaşacağı bir çocuk, ailecek görüşebileceğimiz bir komşumuz olur”, öyle de oldu gerçekten. Demir 7 yaşında. Çınar’la pek çok konuda çok benziyorlar. Sanırım o yüzden de çok iyi anlaşıyorlar. Sabahtan akşama kadar beraberler 🙂 Saatlerce oyun oynuyorlar, onları dinlemek içimde kelebekler uçuşmasına neden oluyor 🙂 Kendi dünyalarında, bin bir çeşit hayalleri ve onları ifade ediş biçimleri beni büyülüyor. Birbirlerini sıkmadan, birbirlerinin isteklerini asla göz ardı etmeden, uyumlu ortak bir dil oluşturdular. IMG_0722Hatta zaman zaman birbirlerini motive bile ediyorlar. Dün birlikte resim yaprlarken Çınar “Benim resmim hiç güzel olmadı” dedi hafifçe dudağını büzerek. Demir ise candan bir tavırla “Bence güzel oldu, gökkuşağın çok güzel” dedi 🙂

Hepimiz biraz daha uysal, biraz daha sakin olduk buraya geldik geleli. Tepkilerimizdeki gerginlik azaldı. En büyük beklentimiz de buydu Emre ile. Daha sakin bir yaşam, daha akışına bırakan bir tavır. Oluyor gibi gerçekten de. Bunu görmek, beni en mutlu eden yanı oldu bu yeni hayatın. Umarım artarak devam eder bu hal, malum İstanbul’dan sonra arınmamız o kadar çabuk olamaz 🙂