Aylık arşivler: Kasım 2015

Aklın yittiği, ruhun yığıldığı anlar…

IMG_1474

Her şey okuldan öğretmenin “Çınar biraz bulanık gördüğünü söylüyor. Belki muayene ettirmek istersiniz” diye aramasıyla başladı. Biz de bunun üzerine göz muayenesi olalım dedik ve tam 4 hafta süren kabus işte böyle başladı… Tarih 19 Ekim…

Göz muayenesinde bir şey çıkmadı ama doktor “Bir de göz dibine bakalım” dedi ve göz bebeklerini açan o lanet damladan damlatıldı Cancan’ın gözlerine… Ve 15 dakika içinde çocuk bir tuhaflaştı. Bakıyor ama dediklerimi anlamıyor gibiydi. Doktor göz dibine baktı bunlar bir yandan olurken. Ve “göz sinirlerinde siliklik var, göz ultrasonu yapalım” dedi. Ben tam yapsak mı diye düşünürken Cancan’ın hareketleri yavaşladı, sanki başka bir boyuta geçtiğini hissetmeye başladım. Bir şeyler olduğunu anlamıştım. Bu yazının geri kalanını okuyun

Savrulun mikroplar, limon geliyoooorrr

IMG_1648

Tam da başlıktakini söyleyerek ikna ettim ilk denememizde.. “Bak annecim, mikroplar vücuduna girdi, nasıl da burnun akıyor. Şimdi onunla mücadele etmemiz gerek. Vücuduna savaşacak gücü vermemiz lazım ki güçlü olsun. Limon bu işin ustası. Limon boğazından akarken mikroplar kaçacak delik arayacak.. Bak valla arayacaklar…” 🙂

Ve sonuç, o limon lıkır lıkır içildi 🙂

Nasıl bir mucizedir şu limon, inanılmaz gerçekten… Emre ile hayatıma girdi.. Nezle, grip gibi üst solunum yolu vakalarında ilaç içmem genelde. Bırakırım kendi haline 🙂 İlaç içtiğim bir elin 5 parmağını geçmez sanıyorum. Ne yalan söyleyeyim ilk başlarda da sırf Emre ısrarlarını bıraksın diye içiyordum. Ama sonra bir baktım işe yarıyor cidden. Ne zaman kendimi biraz kırık hissetsem, akşam yatmadan önce bir limon ve sabaha zımba gibiyim 🙂

Şimdi de oğluş başladı. 4 gün arka arkaya içtik gece yatmadan önce. Ve hastalık ilerlemediği gibi kesildi bir de 🙂 Seviyoruz biz ailecek ilaçsız hayatı. Aman nazar değmesin, her hastalığımız böyle olsun… Limon aradığımız tek çare olsun…

Bildiğin okuyor bu cancan yahu :))

İlk okuma kitabı geldi okuldan. Nasıl da mutlu oluyor okurken… Her sayfanın sonunda “Nasıl hızlı okuyorum ama di mi?” diye soruyor bir de 🙂

 

Ankara’da bir vaha…

IMG_1567

Bugün Eymir Gölü’ne gittik. Daha önce gitmemiştim, çok şey kaçırmışım. Kupkuru Ankara’nın vahasıymış gerçekten Eymir. Su nasıl da insanı sakinleştiriyor. Çok iyi geldi. Bir de neyse ki bugün yürüyüş günümdeymişim, Emre’nin “hadi artık dönelim” ısrarlarına karşı cancan ile birlikte “hayııııır” dedik sürekli. Hayret ki cancanın da yürüyesi vardı. Aslında göl kenarına ulaşıp taş atma fikri de kendisinin yürüyesinin gelmesinde etkili olmuş olabilir tabi 🙂  Bu yazının geri kalanını okuyun