Ankara’da bir vaha…

IMG_1567

Bugün Eymir Gölü’ne gittik. Daha önce gitmemiştim, çok şey kaçırmışım. Kupkuru Ankara’nın vahasıymış gerçekten Eymir. Su nasıl da insanı sakinleştiriyor. Çok iyi geldi. Bir de neyse ki bugün yürüyüş günümdeymişim, Emre’nin “hadi artık dönelim” ısrarlarına karşı cancan ile birlikte “hayııııır” dedik sürekli. Hayret ki cancanın da yürüyesi vardı. Aslında göl kenarına ulaşıp taş atma fikri de kendisinin yürüyesinin gelmesinde etkili olmuş olabilir tabi 🙂 

IMG_1534

IMG_1604

 

Cancan bir bisiklete bindi, bir yoruldu bisikleti babanın kollarına devredip yürüdü tepelerde.

Dönüş yolunda “Çok var mı daha?” soruları da gelmedi değil, ama olacak o kadar 🙂

 

Ankara’nın sonbaharına bayılıyorum. Yeşilden kırmızıya dönen yaprakların bin bir tonu insanın içine  müthiş bir huzur veriyor. ODTÜ’nün de en sevdiğim mevsimiydi o yüzden sonbahar. Şimdi cancana sürekli “Ankara’nın sonbaharı başka bir güzel oluyor” diyorum, onu da alıştıracağım bu huzura 🙂

IMG_1581

 

 

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

deniz giray hakkında

Ben deniz'im. Emre'nin sevgilisi, Çınar'ın annesiyim. Yay burcuyum. Bir mutlu, bir hüzünlüyüm. Bir umutlu, bir umutsuzum. Gitmeleri, yolculukta olmaları severim. Kendisi ve hayatla bir sürü sorunu ve bir sürü sorusu olanım. Cevapları bulmak için gayret edenim, bazense sadece resmi görmekle yetinenim. Öğrenmeyi severim. Hayatta pek çok hikaye, hikayelerde pek çok 'göz' olduğunu bilenim. Her gözün de bir görmediğini anlayanım. 'Huzur', 'sukunet' ve 'metanet'i arayanım. Ben deniz'im.

Kasım 7, 2015 tarihinde gezmeler, tozmalar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorum bırakın