Bahara “hoş geldin, ne iyi ettin de geldin!” dedik

Bugün cancanı servisten almaya giderken aklıma şahane bir fikir geldi. Hemen çıkarttım rengarenk tebeşirlerimizi, “hadi” dedim “hadi baharı karşılayalım biz bugün!”
Elimdeki poşeti görünce önce bir heyecan sardı cancanı, sonra tebeşirleri görünce de kocaman bir coşku 🙂 Gözlerindeki ışıltıyı görmek ne güzel can oğlum, cancan oğlum…
Evin ön duvarlarına baharın bize çağrıştırdıklarının resimlerini çizdik. Güneş, çiçekler,
ağaçlar, bulutlar ve kalpler… Küçücük bir sürpriz, nasıl da mutlu ediyor çocukları! Ne güzel… Büyüdükçe kaybediyoruz bu yetiyi. O ‘an’ın içinde kalamadığımızdan. Kafadaki deli soruları, geleceğe dair endişeleri, 1o dakika sonra yapmamız gerekenleri, planları, programları zihnimizden atamadığımızdan. Ne acı! Oysa çocukluk sadece ve sadece o ‘an’ı yaşamak. Geçmişi yok, geleceği yok… O ‘an’ ne yaşıyorsan o var sadece.
Sonra da seksek oynadık 🙂
Çizgileri benim çizmemi istedi, o da sayıları yazdı. Ben çocukken çok oynardık, bayılırdım. Bir de ip atlamaya. Seksekle başladık, biraz daha ısınınca hava ip atlama da planlarım arasında 🙂 Taşı atamayınca nasıl bir hırs, nasıl bir hırs. Atana kadar denemeye devam. Sonra da atınca sanki ilk atışında tutturmuş gibi bir sevinç 🙂 Eve girmeden geçirilen o 50 dakikalık mutluluk, ikimizin de yüreğini sıcacık yaptı!

Mart 1, 2016 tarihinde cancanlık halleri, işte o an'lar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.


Yorum yapın
Comments 0