İlk tren yolculuğumuz

IMG_3209

Bugün ilk kez trenle seyahat ettik cancanla. Annane-dede ziyareti için Sapanca’ya gittik. Hızlı treni nasıl hayal ettiyse artık, dün gece yatarken bana “Çok heyecanlıyım hızlı trene bineceğimiz için, sen de heyecanlı mısın?” diye sordu 🙂

Daha treni beklerken seyahatin tüm planlamasını yapmıştı. Önce etkinlik yapılacak, sonra trende satılan çubuk krakerlerden yenecek, sonra Başkomiser Nevzat dinlenerek dışarısı seyredilecek, en son da uyunacak. Bu planlama yalan oldu, akışına bıraktı her şeyi 🙂

Nokta birleştirme yaptı önce. Yaparken de yanımıza aldığımIMG_3189 kunta kinte kekten 3 dilim diyerek tarihinde bir ilk imza attı! Sonra açtı Başkomiser Nevzat’ı ve trenden inene kadar dışarıyı seyrederek 4-5 tane ayrı polisiye macera yaşadı hayallerinde. (Bu arada ben de Sherlock Holmes’uma gömülmüştüm. Ana-oğul favorimiz polisiye 🙂 ) Tam 3 kere “Aaaa annişko bak ineeeekk” diye bağırdı bir de. (Kulaklıkla dinlediği için kompartımanda yankılanacak kadar bağırıyordu!) “İlk defa inek gören masum çocuk” demiştir insanlar 🙂

O kadar keyif insanı ki, bayılıyorum bu hallerine… Emre de öyledir. Hem keyfine düşkün, hem de o keyfi IMG_3197yaşarken bütünüyle kendiyle… Yanındakilerden, çevresindekilerden öyle soyutluyor ki kendini. İşte o yüzden ya o anı kelimenin tam anlamıyla yaşaması… Öncesi yok, sonrası yok… Bir başkasının ne düşündüğü yok… Umuyorum ki hep böyle olursun çocuk! Çünkü o an bir daha yaşanmıyor. Başka başka anlar oluyor elbet, ama o an biricik. İnsan büyüdükçe bu bakışı, bu algıyı kaybediyor ne yazık ki. Aslında daha iyi anlıyor her anın sadece ve sadece tek bir kez yaşanabildiğini. Ama kafa o kadar dolu, omuzlar o kadar yüklü ki, an’a kilitlenemiyor çoğu zaman işte! Yapabilenler yok mu? Tabi ki var şanslı bir azınlık. Ve ben hayranım onlara. Ve sen de hayran olduklarımdan olacaksın çocuk! Hissediyorum… Olacaksın…

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

deniz giray hakkında

Ben deniz'im. Emre'nin sevgilisi, Çınar'ın annesiyim. Yay burcuyum. Bir mutlu, bir hüzünlüyüm. Bir umutlu, bir umutsuzum. Gitmeleri, yolculukta olmaları severim. Kendisi ve hayatla bir sürü sorunu ve bir sürü sorusu olanım. Cevapları bulmak için gayret edenim, bazense sadece resmi görmekle yetinenim. Öğrenmeyi severim. Hayatta pek çok hikaye, hikayelerde pek çok 'göz' olduğunu bilenim. Her gözün de bir görmediğini anlayanım. 'Huzur', 'sukunet' ve 'metanet'i arayanım. Ben deniz'im.

Nisan 29, 2016 tarihinde cancanlık halleri, gezmeler, tozmalar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorum bırakın