Aylık arşivler: Eylül 2016
Bırakın çocuklar odalarında ne isterlerse yapsınlar
Ergenler kendi psikolojik gerekçelerini anlamlandırabilmek için alana ihtiyaç duyar. Dağınıklıktan onlara zarar gelmez, ama ya eğer bir kemirgenin artıklarını bulursanız…

Bir parça riski göze almadan ergen kızımın odasına girmek pek mümkün değil. Devrilmek üzere olan ıvır zıvır yığınları var. İçinde yeşil renkli sıvıların olduğu bardaklar var. Bazen şaşırtıcı kokular var ve bu kokuların çoğu güzel değil. Peki neden ona odasını toplamasını söylemiyorum? Aslında ara sıra söylüyorum, ama öyle büyük bir inatla ya da itaat beklentisiyle yapmıyorum bunu. Kısmen bu tür bir ebeyevnsel yapıya karşı geliştirilen geleneksel itirazla tartışmanın zor olduğunu düşündüğüm için yapıyorum – “Burası benim odam, sana ne oluyor?” Bu yazının geri kalanını okuyun
İlkokulla birlikte başlayan yeni hayat…

“Gör bak öyle çabuk geçecek ki zaman, bir bakacaksın ilkokula başlamış!” derlerdi. Evet öyle oluyormuş gerçekten; daha dün insanın içini huzurla dolduran o bebek kokusunu içine çekiyorsun, bugün okul açılış töreninde sıraya girdiğini görüp gözyaşlarına hakim olmaya çalışıyorsun. Bir yandan yüzünde “Her şey çok güzel olacak” gülümsemesiyle onu rahatlamaya çalışıyorsun; bir yandan da onu ilk kollarına aldığında hissettiklerini hatırlıyorsun, uykuya dalmak için parmağını emerken çıkarttığı cokcok’lar kulağında çınlıyor, tüm ilk’leri zihninde şöyle hızlı bir geçiş yapıyor… Bu yazının geri kalanını okuyun
Hala bütünüyle geçerli olan 11 çocukluk klişesi
Eğer hala kafamızın içinde yankılanmakta olan çocukluktan gelen sesi takip edersek, yetişkin hayatımızda daha iyisini yapabiliriz.
Çocukken anne ve babanız da size sınırlar koyuyor muydu? Benimkiler de koyuyordu.
Ancak benim gibi bir çocuk idiyseniz, hepsini sorgulamışsınızdır. Bu yazının geri kalanını okuyun
Her açıdan sizden farklı olan bir çocuğu nasıl yetiştirirsiniz?
Dışadönük oğlunun sürekli suretteki gevezeliklerinin önemini nasıl anlayabileceğini öğrenen bir annenin hikayesi.
Çocuklarımdan biri dışadönük bir kişiliğe sahip. Hatta dışadönüğün de dışadönüğü.
Sürekli muhabbet halinde; postacıyla, bahçe çitlerinin üzerinden komşularla ya da okulda sınıf arkadaşlarıyla.

Öğretmene ilk mektup
Öğretmen “çocuğunuzu anlatan bir mektup rica ediyorum” dedi. İlk anda “Yaaaa” diye iç geçirdiysem de, sonra hoşuma gitti böyle bir şeyi istemesi. Nereden başlayacağımı bilemeden yazmaya başladım ama sonrası akıp gitti… Bu yazının geri kalanını okuyun
Dişsiz cancan :)
Bir sürü arkadaşının süt dişleri geçen sene başlamıştı düşmeye. Cancan da birkaç kez “Benimki ne zaman düşecek?” demişti içlenerek. Ama geç çıkmasının iyi bir şey olduğunu duymuştum, “Problem yok, sakin” diyordum o yüzden. Bu yazının geri kalanını okuyun

