Aylık arşivler: Ekim 2016

Ruhumuza gıda olan şarkılar

sarki

Tam olarak hatırlayamıyorum ama herhalde özellikle son altı aydır falan Emre seveceğini düşündüğü şarkıları dinletiyor cancana. Türkçe şarkıların yanı sıra İngilizce şarkılar da var repertuvarda. Favori listesine giriyor bazıları. Ama kabul etmeliyim ki Emre’nin seçimlerinin çoğu favoriler arasına yerleşiyor 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun

Kelime bulmaca-kelime öğrenmece

img_4756

Yaklaşık bir ay önce D&R’da bakınırken benim de bir zamanlar çok severek çözdüğüm kelime bulmacalardan oluşan bir kitap gördüm. Hem de İngilizce! İlk defa bu tür bir bulmaca kitabı aldığım için Çınar hoşlanır mı bilemedim ama denemeye değer diye düşündüm.

İlk gördüğünde hoşlandığını söyledi ama öyle çok da ilgisini çekmiş gibi görünmedi açıkçası. Ama şaka gibi ki bir sonraki hafta okuldan  çantasının içinden tek sayfalık kelime oyunu kağıdı çıktı, İngilizce dersinde yapmışlar. Nasıl bir tesadüf inanamadım. Bu İngilizce kelime bulmaca kağıtları şimdi her hafta geliyor okuldan.

Bu yazının geri kalanını okuyun

Bildiğin akıl oyunu yaptım ben yahu!

img_4684

Ara sıra akıl oyunlarına bakınıyorum internette. Odası -hatta evin tamamı!- oyuncakla dolup taştığı ve artık yaşı da gereği kutu oyunlarına daha çok ilgi gösterdiği için farklı oyunlar bulmaya çalışıyorum. Biraz benim de artık daha çok kutu oyunlarını oynamaktan zevk almaya başlamamın etkisi olabilir tabi bunda 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun

‘Benim Bir Günüm’ ödevi

foto-cekimiBu hafta sonu ödevi için öğretmenden gelen e-postada şöyle yazıyordu: “Öğrencimizin 17.10.2016 Pazartesi gününe bir günü nasıl geçirdiklerini anlatan sizin çektiğiniz gerçek resimlerden oluşan bir görsel düzenleyici (poster) hazırlamasını bekliyoruz.”

Anaokulundayken o kadar çok poster hazırlamıştık ki gına gelmişti valla ikimize de. Ama son 2 senedir yapmadığımız bir şeydi. O yüzden heyecanlandık ikimiz de. Önce ne zaman, ne gibi fotoğraflar çekeceğimizi belirledik bilikte. İki günde de çekimi tamamladık 🙂

Bu yazının geri kalanını okuyun

Baba kucağı

Bayılıyor cancan babanın kucağına (daha doğrusu göbeğine 🙂 ) yatıp televizyon izlemeye. Kitap bile okuyor! Nasıl rahat görünüyor… Hiç anlayamıyorum, bana gayet rahatsız bir pozisyon gibi görünüyor ama sürekli oraya tünediğine göre tam tersine gayet rahat 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun

Kendini beğenmişten berduşa: modern ebeveynlik efsaneleri

Mükemmel ebeveynlik fantezisi yerini beceriksiz olmaktan zevk alan kitap ve blogların başkaldırısına bıraktı. Hurrah For Gin’den Unmumsy Mum’s Diary’e tüm bloglara soruyorum, sadece yeteri kadar iyi olma fikrine ne oldu?

kendini-begenmis-1

Katie Kirby

Önce her şeyin zahmetsiz olarak görünmesini sağlayan alfa anneler geldi. Onları, çocuklarının yaptığı her şeyin zahmetsiz olduğunu gösteren kaplan anneler izledi. Ve şimdi de canına tak eden FML anneler var. Mükemmel olmak için çabalamaktan bıkan bu anneler ‘ilişkilendirilebilir’ görünmek için yaşıyorlar: İçinde bulundukları gün ne kadar zorlaşırsa, kaosun ortasında  o kadar zaferlerini kutlar gibi görünüyorlar. Bu yazının geri kalanını okuyun

Mozart’ı çocuklardan dinledik

img_4545

Daha önce cancan ile televizyonda Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası’nın “Mozart’ın Sihirli Dünyası” gösteriminin tanıtımını izlemiştik. O zaman çok ilgimi çekmişti, güzel olabilir diye düşünmüştüm. Ankara’ya geldiklerini duyunca hemen MEB Şura Salonu’ndaki gösteriye bilet alalım dedik. Emre iş için İstanbul’da olduğundan dolayı cancan ile ikimiz gittik.  Bu yazının geri kalanını okuyun

Soyut ne demek?

img_4444Bugün cancan bir anda “Annişko Allah içimizde, hatta her şeyde ve çok büyük değil mi?” diye sorunca bir an afalladım. Hep düşünüyor ve kafamda şekillendirmeye çalışıyordum neyi, nasıl açıklayacağız diye ama henüz beklediğim bir soru  değildi ne yalan söyleyeyim. Bu yazının geri kalanını okuyun