Eee bildiğin karne bu!

img_5159

Veeee hep çok zor denen ilkokul birinci sınıfın ilk yarısını tamamladık. Bütün şaşkınlığımla “Karne verirler mi ki acaba?” diyordum. Hani ana sınıfındaki gibi gelişim raporu falan verebilirler belki diye düşünerek. Sonra bir baktım ki, bildiğin karne 🙂 Yahu tabi ki karne alacak, çocuk ilkokula başladı. Ama anne hala kabullenemiyor durumu!

Doğrusu cancan için de, benim için de hiç de zor değildi. En azından ilk dönem gayet rahat geçti. Tabi bunda cancanın geçen seneden beri okuyor olması çok etkili. Yazı yazmada bir parça zorlanır mı demiştim ama onu da sorunsuz, telaşsız halletti. Hatta bayağı güzel bir yazısı var.

Karne töreni sınıflarında yapıldı. Biz veliler deimg_5156 onların küçücük sandalyelerine oturup kocaman heyecanlarını izledik. Karne töreni başlamadan önce her tarafına bir şeyler asılmış rengarenk sınıfa baktım mutlulukla. Tahtanın köşesine asılmış afişi görünce de hayran kaldım Çınar’ın ifade tarzına 🙂 Geçmiş: Eskiden yeni, şimdi tarihi eser olan şeyler! Sen çok yaşa e mi 🙂

Öğretmenini çok seviyor Çınar, bunu biliyordum. Öğretmenler gününde ona bir not yazmış ve “sizi seviyorum” diyerek bitirmişti. Daha önce bizim haricimizde birine onu sevdiğini söylediğini ya da yazdığını img_5160görmediğim için bir yandan şaşırmış, bir yandan da mutlu olmuştum. Öyle derin duygusal bağ kuran bir çocuk olmadığından, birinci sınıf öğretmeni için böyle hissetmesi sevindirmişti beni. Ama o gün gördüm ki gerçekten çok seviyor! Öyle bir sarıldı ki küçücük kollarıyla… Duyguları karşılıklı biliyorum, Aysun Hanım da içtenlikle seviyor onu. Bütün çocuklarını seviyor aslında, o kadar belliydi ki bu. Çocuklar da hayranlar ona. Diğer sınıflardaki velilerle tören sonrası yaptığımız sohbette anladım ki dört birinci sınıf öğretmeni arasında çocuklarla en çok duygusal bağ kuran Aysun öğretmen. Diğerleri karneleri verirken çocuklara, görevlerini yapıyor gibi görünmüşler velilere, öyle sarılmalar öpüşmeler olmamış. Bizim sınıfın çocukları ise kadının eteğinden ayrılmadılar, birbirlerine sarıla sarıla bir hal oldular. Akşam eve gelince düşündüm de ne kadar da şanslılar işte bu yüzden. Birinci sınıf öğretmeni o kadar önemli ki! Okulla, öğrenmeyle kurulan ilişki için, öz güven gelişimi için, kendini özgürce ifade etme duygusunu pekiştirmek için, vs vs… Hep zor denen birinci sınıfın ilk döneminin bu kadar rahat geçmesinde Çınar kadar, Aysun öğretmenin de büyük payı var. Yani sadece cancan değil, biz de çok şanslıyız 🙂

Artık “Pekiyi” yok karnelerde, onun yerine “Çok iyi” var. Bir de öğretmenin el yazısıyla her dönem için ayrı ayrı yazdığı img_5162bir not olurdu bizim karnelerimizde. Şimdiki karnelerde o not bilgisayar yazısıyla yazılmış. O yüzden bir donuk geldi bana karnenin bu yeni hali. Öğretmenin öğrencisine hitaben kendi el yazısıyla yazdığı not, karneye hayat verirdi sanki. Şimdiki karneler yaşamıyor gibi o yüzden.

Ezcümle aldık ilk karnemizi, şimdi tatil zamanı. Cancan 1-2 haftadır geri sayıyordu tatili 🙂 Haftanın yedi günü erken kalkmak çok yordu onu. (Hafta sonları da 09.00’daki antrenmanları nedeniyle yine 07.00’de kalkıyor.) Valla yalan yok, ben de çok yoruldum her gün 06.45’te kalkmaktan. İkimize de çok iyi gelecek sabahları yapacağımız yatak keyifleri 🙂

img_5171

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

deniz giray hakkında

Ben deniz'im. Emre'nin sevgilisi, Çınar'ın annesiyim. Yay burcuyum. Bir mutlu, bir hüzünlüyüm. Bir umutlu, bir umutsuzum. Gitmeleri, yolculukta olmaları severim. Kendisi ve hayatla bir sürü sorunu ve bir sürü sorusu olanım. Cevapları bulmak için gayret edenim, bazense sadece resmi görmekle yetinenim. Öğrenmeyi severim. Hayatta pek çok hikaye, hikayelerde pek çok 'göz' olduğunu bilenim. Her gözün de bir görmediğini anlayanım. 'Huzur', 'sukunet' ve 'metanet'i arayanım. Ben deniz'im.

Ocak 20, 2017 tarihinde cancanlık halleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.

Yorum bırakın