Kürkçü dükkanına döndük!

Ocak ortasında hayatımızı yeniden değiştirecek kararlar aldık Emre ile. Ankara’daki yaşantımızdan çok mutluyduk aslında. Kompak bir hayat, yormayan bir şehir, Çınar’ın yaşantısını zorlamayacak bir günlük akış, vs. Ama işte hayatta hiç büyük konuşmayacaksın. “İstanbul’dan kurtulduk, bir daha dönmem valla!” diyen ben, kaşla göz arasında yeniden okul, ev arayışına girmiştim bile. Arayış hemen başladı ama durumu sindirmem bir hayli zaman aldı.
Neyse velhasıl kelam yaklaşık 3 ay (!?!?) süren toplanma sürecinden sonra yeni hayatımıza, yeni evimize doğru yola koyulduk yeniden.
İstanbul’a dönme fikrinden çok Ankara’dan ayrılma fikri ilk başta zor geldi cancana. Okulunu ve arkadaşlarını geride bırakma ve de tabi ki Demir’den ayrılma durumu canını sıktı. Hatta Emre İstanbul’a taşınmamızın ailemizin geleceği için gerekli olduğunu ona özenli kelimelerle anlatmaya çalışırken “Her şey para demek değil!” diyerek bir anda dağılmamıza neden oldu birkaç dakikalığına 🙂 Bir şekilde yeni okul-yeni arkadaşlar, uzun zamandır istediği yeni oda, eski arkadaşlarıyla yeniden ve istediğimiz zaman görüşme olanağı falan derken çok fazla büyümeden atlattık bu ruh halini.
2,5 ay oldu geleli. İşte tatillere gittiğimizi düşünürsek, net 1,5 ay diyelim. Alışma sürecini çabuk atlattık, malum yeni tanıştığımız bir şehirde değiliz. Bir de galiba alıştık bu yeni başlangıçlara 🙂 Bir şekilde kolayca ve kısa bir zamanda adapte olduk. Yaşadığımız muhit değişti, yepyeni ve aslında hiç bilmediğimiz bir bölgesindeyiz bu sefer İstanbul’un. (İstanbul’un daha da kabuslaşan trafiğini düşünürsek – şükürler olsun ki!) Hem yeni okula yakın olsun, hem de şehirden bir parça uzakmışsın hissi versin istedik 🙂 O yüzden çevreyi, yolları öğrenmeye çalışıyoruz. (Tabi Emre için kolay da, benim gibi yön duygusu neredeyse olmayan biri için zaman alan bir durum haliyle!)
Birkaç gün önce okul da açıldı (ki bu ayrı bir yazının konusu olmayı hak ediyor), iyice rutine girdi hayatımız.
İşte sen planlar yapıyorsun ama su akıyor ve her zaman kendi yolunu buluyor.
Çok da şey etmemek lazım yani…
Hadi o zaman şerefe 🙂
Eylül 15, 2017 tarihinde annelik halleri, cancanlık halleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. Yorum yapın.


Yorum yapın
Comments 0