Biz bulduk!
Geçen gün akşam yatmadan önce yatak sohbetimizi yaparken cancandan bomba bir bilgi aldım:
Ç: Çüş ayıp bir kelime…
D: Yani evet kaba bir kelime ama atları durdurmak için de ‘çüş’ denir.
Ç: Çüş kelimesini Okyanus’ta biz bulduk.
D: Nasıl yani?!?
Ç: Hani Okyanus’ta Bora vardı ya, işte o buldu. Sonra nasıl bütün dünyaya yayıldı anlamadım.
:))))))))))))
Gerçekten inanıyor böyle olduğuna. Çocukluğun pek çok özelliğini hayranlıkla keşfediyorum cancan büyüdükçe… Ama o saflık var ya, işte o beni büyülüyor…
İlk yarış… İlk heyecan…

Valla da yarışı hatasız tamamladı benim cancanım! Nasıl bir heyecandı anlatamam. Tüm takım için heyecanlandık. Hem çocukların, hem velilerin ve bence hem de Ece hocamızın kalp atışları tavandı 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun
İstiklal Marşı’na yepyeni bir yorum :)
Valla bir ara gülmekten telefonu elimden düşürecektim. Biliyorum gülmemeliydim, ama dayanamadım. Aslında ben güldükçe o da güldü, pek eğlendik. “O kadar güzel söylüyorsun ve o kadar sevimlisin ki…” gibi cümlelerle çevirmeye çalıştım kayıttan sonra. Yuttu mu bilmiyorum 🙂
Bence okullarda artık bu yeni yorumu söyletilmeli 🙂
Ağzını burnunu yediğim çocuk… Sen çok yaşa e mi!
Bir minik yüzücü

İstanbul’da başlamıştı cancanın yüzme hikayesi… İstanbul’da İstek Okulları’nın içinde küçük bir yüzme kursu bulmuştuk. Cancanın anaokulu, yaz okuluna katılan çocukları gönderiyordu bu kursa. Bize de tavsiye etmişlerdi. Eve yakın, bir de okuldan arkadaşları da gidiyor diye başlatmıştık. Ahhh ne zor olmuştu alıştırmak. Yeniliklere alışmak konusunda oldukça tutucu olduğu için kendisi! “Girmem, utanıyorum” diye ağlıyordu her hafta sonu 🙂
Sonra öğretmene alışınca hepimiz rahat bir nefes alabilmiştik. Ama şimdi anlıyorum ki orada sadece suyun üzerinde durmasını öğretmişler 🙂 Yüzmeye şimdi başladı! Bu yazının geri kalanını okuyun
Ruhumuza gıda olan şarkılar

Tam olarak hatırlayamıyorum ama herhalde özellikle son altı aydır falan Emre seveceğini düşündüğü şarkıları dinletiyor cancana. Türkçe şarkıların yanı sıra İngilizce şarkılar da var repertuvarda. Favori listesine giriyor bazıları. Ama kabul etmeliyim ki Emre’nin seçimlerinin çoğu favoriler arasına yerleşiyor 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun
Kelime bulmaca-kelime öğrenmece

Yaklaşık bir ay önce D&R’da bakınırken benim de bir zamanlar çok severek çözdüğüm kelime bulmacalardan oluşan bir kitap gördüm. Hem de İngilizce! İlk defa bu tür bir bulmaca kitabı aldığım için Çınar hoşlanır mı bilemedim ama denemeye değer diye düşündüm.
İlk gördüğünde hoşlandığını söyledi ama öyle çok da ilgisini çekmiş gibi görünmedi açıkçası. Ama şaka gibi ki bir sonraki hafta okuldan çantasının içinden tek sayfalık kelime oyunu kağıdı çıktı, İngilizce dersinde yapmışlar. Nasıl bir tesadüf inanamadım. Bu İngilizce kelime bulmaca kağıtları şimdi her hafta geliyor okuldan.
Bildiğin akıl oyunu yaptım ben yahu!

Ara sıra akıl oyunlarına bakınıyorum internette. Odası -hatta evin tamamı!- oyuncakla dolup taştığı ve artık yaşı da gereği kutu oyunlarına daha çok ilgi gösterdiği için farklı oyunlar bulmaya çalışıyorum. Biraz benim de artık daha çok kutu oyunlarını oynamaktan zevk almaya başlamamın etkisi olabilir tabi bunda 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun
‘Benim Bir Günüm’ ödevi
Bu hafta sonu ödevi için öğretmenden gelen e-postada şöyle yazıyordu: “Öğrencimizin 17.10.2016 Pazartesi gününe bir günü nasıl geçirdiklerini anlatan sizin çektiğiniz gerçek resimlerden oluşan bir görsel düzenleyici (poster) hazırlamasını bekliyoruz.”
Anaokulundayken o kadar çok poster hazırlamıştık ki gına gelmişti valla ikimize de. Ama son 2 senedir yapmadığımız bir şeydi. O yüzden heyecanlandık ikimiz de. Önce ne zaman, ne gibi fotoğraflar çekeceğimizi belirledik bilikte. İki günde de çekimi tamamladık 🙂
Baba kucağı
Bayılıyor cancan babanın kucağına (daha doğrusu göbeğine 🙂 ) yatıp televizyon izlemeye. Kitap bile okuyor! Nasıl rahat görünüyor… Hiç anlayamıyorum, bana gayet rahatsız bir pozisyon gibi görünüyor ama sürekli oraya tünediğine göre tam tersine gayet rahat 🙂 Bu yazının geri kalanını okuyun
Kendini beğenmişten berduşa: modern ebeveynlik efsaneleri
Mükemmel ebeveynlik fantezisi yerini beceriksiz olmaktan zevk alan kitap ve blogların başkaldırısına bıraktı. Hurrah For Gin’den Unmumsy Mum’s Diary’e tüm bloglara soruyorum, sadece yeteri kadar iyi olma fikrine ne oldu?

Katie Kirby
Önce her şeyin zahmetsiz olarak görünmesini sağlayan alfa anneler geldi. Onları, çocuklarının yaptığı her şeyin zahmetsiz olduğunu gösteren kaplan anneler izledi. Ve şimdi de canına tak eden FML anneler var. Mükemmel olmak için çabalamaktan bıkan bu anneler ‘ilişkilendirilebilir’ görünmek için yaşıyorlar: İçinde bulundukları gün ne kadar zorlaşırsa, kaosun ortasında o kadar zaferlerini kutlar gibi görünüyorlar. Bu yazının geri kalanını okuyun

