İlk yarış… İlk heyecan…

Valla da yarışı hatasız tamamladı benim cancanım! Nasıl bir heyecandı anlatamam. Tüm takım için heyecanlandık. Hem çocukların, hem velilerin ve bence hem de Ece hocamızın kalp atışları tavandı 🙂
12-13 Kasım’da Eryaman Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde yapıldı yarışlar. Beyazlar içinde hakemler, onca katılımcı çocuk… Valla sorunsuz harika bir yarış oldu.

Yarış önce Emre hakemlerin toplantısına denk gelmiş merkezin içinde dolaşırken. Baş hakem “Tüm kuralları eksiksiz uygulayacağız, sadece 7-8 yaş grubunda müsamahalı davranalım, amaç onları kazanmak” diyormuş. Öyle de yaptılar. Sırtüstü yüzerken serbeste dönenler oldu, kurbağalamada stil yanlışı yapanlar oldu, yarış sonunda duvarı dokunmayanlar oldu 🙂 Acaba yapabilecek mi dediğimiz cancan ise sıfır hatayla bizi bizden aldı 🙂
Hepsi de öyle tatlıydılar ki kendi yarış sıralarını
beklerken. Hem büyük bir şaşkınlık, hem de heyecanla kendilerinden önceki yarışları seyrettiler. Sırası gelenler öğretmenleriyle birlikte aşağıya havuz kenarına indi. Ne yalan söyleyeyim, ben de bu kadar heyecanlanacağımı düşünmemiştim 🙂 Hatta o kadar kendimi kaptırdım ki (yarış sonlarında ayağa fırlamalar, “Haydi” diye bağırmalar…) Emre birkaç kere “Sakin ol” dedi 🙂

50 m serbest, 50 m sırtüstü yüzdü cancan. İlk günkü serbestte derecesi beklediğimizin çok üzerindeydi. İlk yarış derecesi olarak bu da tarihe geçsin 🙂
İkinci günkü sırtüstü yarışında çok daha yavaştı. Emre o gün iş seyahatine çıktığı için fotoğraf çekme işi bana kaldı, o yüzden de kronometre tutamadım. Ama onda da hatasız tamamladı yarışı. Zaten tüm yarışlar boyunca cancan doğru bir stille yüzmeye odaklıydı. “Hızlı yüzmeliyim” demek yerine hedefi doğru yüzmek gibiydi. Bu tabi iyi bir şey. Stili doğru öğrenirse, kasları güçlendikçe hızı da artacak. “Önemli olan baştan stili doğru oturtmak” demişti Emre. Ece Hoca yarış sonrasında benzer şeyler söyledi: “Bu sene amacım Çınar’ın stillerini geliştirmek. Önümüzdeki sene güçlendiğinde ise hızı artacak.” Hatta yarıştan birkaç hafta sonra da “Çınar iyice gelişiyor, bugün yüzse dereceleri çok daha iyi olur” dedi.

Galiba madalya alamadığı için bir parça üzüldü. Takımda alanlar oldu. (Hatta en iyi 7-8 yaş takımı bizimkilerdi.) Tabi duygularını çok belli etmeyi sevmediği için bir şey söylemedi (kime benziyor acaba? 🙂 ) Ama ben satır aralarından ve yüz ifadesinden anladım buruk olduğunu. Katıldığı bu ilk yarışta diskalifiye olmadan yarışı tamamlamasının ne kadar önemli olduğunu, çok kısa zamanda kendini geliştirme başarısını gösterdiğini, onunla çok büyük gurur duyduğumuzu söyledik. Miniğim benim… Harika bir iş çıkardı gerçekten!
Bir sonraki yarışlar Nisan’da olacakmış galiba. Şimdiden ne kadar kaldı diye soruyor arada 🙂 Bu sefer hedefi doğru ve hızlı yüzme olacak gibi görünüyor. Biraz hırslandı sanki. Birkaç veli bana “Çınar yarışlardan sonra daha da gelişti” dedi. Benim tek isteğim mutlu olması… O güzel yüzü tebessümle ışıyor ya, gözlerinin içi de gülüyor ya o zaman, işte ben o zaman gerçekten nefes aldığımı hissediyorum. Sen hep gül benim güzel oğlum…
Aralık 2, 2016 tarihinde cancanlık halleri içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.


Kuzucuğum 😘 Başarılarının devamını dilerim. Seni çok seviyoruz…
BeğenBeğen